Ana Sayfa Haber Türkiye Ermenileri Patriği Maşalyan: ‚İnsanların özgürce ibadetlerini yapabildiği bir ülkede yaşamaktan mutluyum‘

Türkiye Ermenileri Patriği Maşalyan: ‚İnsanların özgürce ibadetlerini yapabildiği bir ülkede yaşamaktan mutluyum‘

Kültür ve Turizm Bakanlığının özel izniyle yılda bir kez ibadete açılan Van Gölü’ndeki Akdamar Adası’nda bulunan kilisede, bu yıl 8’incisi ayin düzenlendi.

Ayine katılmak üzere kente gelenler, Gevaş İskelesi’nde gerekli kontrollerin yapılmasının ardından teknelerle adaya götürüldü.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri nedeniyle sadece 25 kişinin alındığı adada Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan, beraberindeki din adamları Peder Şirvan Mürzyan ve Kıdemli Peder Kırikor Damatyan ile adaya geldi.

Bir süre ziyaretçilerle sohbet eden Maşalyan, daha sonra kilisede gerçekleştirilen ayini yönetti.

Ayini, Van Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Emin Bilmez, Vakıflar Genel Müdürü Burhan Ersoy, Gevaş Kaymakamı Hamit Genç, Gevaş Belediye Başkanı Murat Sezer, İl Emniyet Müdürü Ali Karabağ izledi.

Yaklaşık 2 saat süren ayin, Maşanyan’ın dua etmesiyle sona erdi.

Ayin sonrası gazetecilere açıklama yapan Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Emin Bilmez, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ermeni Patrikhanesi arasında imzalanan protokol gereği her yıl Surp Haç Kilisesi’nde ayin gerçekleştirildiğini söyledi.

Bu yıl sekizincisi yapılan ayinin güven ve huzur içinde gerçekleştirilmesi için gerekli tüm önlemlerin alındığını belirten Bilmez, şunları kaydetti: „Bugün ermeni cemaatinin küçük bir grubu burada temsili olarak ayini gerçekleştirdi. Pandemiden dolayı cemaati seyreltmek zorundalardı. Canlı yayın olarak bütün dünyaya bu ayin icra edildi. Tarih boyunca Anadolu medeniyeti bütün inançlara saygı duymuş. 1100 yıllık kilise Van’da hala dimdik ayakta ve içinde ayinlerini, ibadetlerini özgürce icra edebiliyorlar. Anadolu medeniyeti her zaman bütün inançlara ev sahipliği yapmış ve eserlerini kendi eserleri gibi saklayıp bugüne getirmiştir.“

„İbadetlerimizi rahatlıkla yapabiliyoruz“

Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan da insanların özgürce ibadetlerini yapabildiği bir ülkede yaşamaktan duyduğu mutluluğu ifade etti.

İnanç dünyasının hayatın en önemli değerlerinden biri olduğunu belirten Maşalyan, „Gerçekten dünyada gittikçe sertleşen bir dinsel atmosfer görüyorum. Bazıları da medeniyetler çatışmasını dinler üstünden gerçekleştirmek istiyorlar. Biz ülkemizde inancımızı kiliselerimizde yaşayabiliyoruz. Evlerimizde ve okullarımızda yaşıyoruz. Bu anlamda mutluyuz.“ dedi.

Ayin yapma imkanı tanındığı için yetkilere teşekkür eden Maşalyan, sözlerini şöyle sürdürdü: „Ülke genelinde 36 kilisemiz var. Hepsinde de ibadetlerimizi rahatlıkla yapabiliyoruz. Herhangi bir sorun yok. Zaten bu gibi şeyler sorun olsa gündeme gelir, haber olur. Elbette 82 milyonluk ülkede yaşıyoruz. Bazen münferit olaylar oluyor. Kilise duvarlarına yazı yazanlar oluyor. Geçenlerde biri kilisenin kapısındaki haçı sökmüştü. Ama onlarla ilgili gerekli önlemler derhal alınıyor. Herhangi tehdit olmadan her türlü güvenlik alınmış olarak kiliselerimizde ibadetlerimizi gerçekleştiriyoruz.“

Maşalyan, bir gazetecinin „Ayasofya’nın ibadete açılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?“ soruna, „Biz görüşümüzü yazılı olarak belirttik. İbadethaneler elbette ibadethane olmalı. Ayasofya da bir barış sembolü olabilir. Biz demiştik ki aslında o kilise, cami ve müze olan bir anıt yapıdır. Dünya barışı için çok daha güzel bir resim olabilirdi. Eğer orada Hristiyanlara da bir köşe tahsis edilseydi ve onlar da ibadetlerini yapabilselerdi. Ama zaten 600 yıldır cami olmuş olan bir mabedin tekrar cami olarak kullanılmasında herhangi bir sorun görmüyoruz. Yeter ki barış olsun ve yeter ki bu barışı çok zedelemesin.“ yanıtını verdi.

Ayinde insanlık için dua ettiklerini aktaran Maşalyan, sözlerini şöyle tamamladı: „Hepimiz pandeminin bitmesi konusunda umutluyuz. Bu beladan insanlık ne kadar çabuk kurtulursa, hepimiz onu arzuluyoruz. Bugün onun için özel dua ettik. Aslında pandemi ortamında buraya gelmemiz, pandemiye tamamen teslim olmamamızın gerektiğidir. Önlemimizi alalım, hayatımızı sürdürelim. İnsanlık yeterli bilgi, beceriye sahiptir bu hastalığın üstesinden gelmek için. Ülkemize, Cumhuriyetimize ve devletimize şükranlarımızı sunuyoruz. Herhangi bir ibadet sorunumuz yok. Bir sorun olduğunda devletimiz en üst makamlarında bizi muhatap alıyor. Dileklerimizi, arzularımızı kolaylıkla iletebiliyoruz. Onun için müteşekkiriz.“