Ana Sayfa Haber Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bize göre milletimizin en büyük ve en etkili andı İstiklal...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bize göre milletimizin en büyük ve en etkili andı İstiklal Marşımızdır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Danıştay’ın öğrenci andı kararına ilişkin, “Bize göre, milletimizin en büyük, en etkili andı İstiklal Marşımızdır, İstiklal Marşımız dışında bir and tanımıyoruz, tanımayacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda milletvekillerine ve partililere hitaben bir konuşma yaptı.

“ÜLKEMİZİN GELECEĞİ İÇİN SAMİMİ BİR DAYANIŞMA SERGİLEMENİN GAYRETİ İÇİNDE OLDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Türkiye’nin 15 Temmuz’la birlikte, pek çok konuda olduğu gibi, siyasi iş birlikleri hususunda da yeni bir döneme girdiğini belirterek Türkiye’nin terör örgütleriyle yürüttüğü mücadelenin başarısında bu iş birliği zemininin çok önemli katkısı olduğuna dikkat çekti. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ile yeni yönetim sisteminin hayata geçirilmesi sürecinde önce Mecliste, ardından 16 Nisan halk oylamasında ve son olarak da 24 Haziran seçimlerinde gerçekten çok verimli bir ittifak örneği sergilediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhur İttifakı adını verdiğimiz bu zemini hazırlayan bizatihi milletimizin ta kendisidir. Parti yönetimleri olarak milletimizin sesine kulak verdik ve ülkemizin geleceği için samimi bir dayanışma sergilemenin gayreti içinde olduk” dedi.

Yeni yönetim sisteminin inşası gibi temel konularda ittifak içinde olmanın iki ayrı siyasi partinin her konuda aynı çizgiyi takip etmesini gerektirmediğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan “AK Parti ve MHP her biri kendi politikaları olan iki ayrı partidir. Anlaştığımız hususlarda birlikte hareket ederken, farklı düşündüğümüz konularda da her birimiz kendi yolumuzu takip ederiz. MHP’yle son dönemde, af, erken emeklilik, Danıştay’ın kararı gibi kimi hususlarda farklı düşündüğümüz görülüyor. Biz, Cumhur İttifakına verdiğimiz önem sebebiyle bu farklılıklarla ilgili değerlendirmelerimizi mümkün olduğu kadar yapıcı bir dille ifade etmeye çalıştık. Politikalarımızı sonuna kadar savunuruz, ama kimseye kişisel olarak saygısızlık etmeyi aklımızın köşesinden dahi geçirmeyiz. Esasen bizim siyaset tarzımızda da böyle bir üslubun yeri yoktur” şeklinde konuştu.

“DEVLET KİŞİLERE KARŞI İŞLENEN SUÇLARI AF YETKİSİNE SAHİP DEĞİLDİR”

Af meselesi ilk gündeme geldiğinde mevzunun tüm boyutlarıyla masaya yatırılması talimatını verdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Karşımıza çıkan manzara bize, teklif edilen tarzda bir düzenlemenin milletimizin vicdanını rahatsız edecek neticelere yol açacağını yol gösterdi. Bunun için de teklife sıcak bakmadığımızı çeşitli örneklerle anlatmaya çalıştık” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda bir temel ilkeleri olduğunu belirterek, “Temel ilke, bir devlet kendisine karşı işlenen suçları af yetkisine sahip olabilir, ama halkına, milletine, kişilere karşı işlenen suçları af yetkisine devlet sahip değildir” şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti: “Eğer adalet mülkün esasıysa, o zaman biz bu mülkü ayakta tutmak için adil davranmaya mecburuz. Kalkıp da uyuşturucu baronlarıyla, uyuşturucu baronlarına torbacılık yapanları bir araya getirmek veya ayrı ayrı değerlendirmek, bunu anlamak da mümkün değil. Biz devlet olarak uyuşturucu baronlarıyla da mücadele ettik, torbacılarla da mücadele ettik, onu içenlerle de mücadele ettik ve etmeye devam ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiçbir dönemde uyuşturucuyla veya uyuşturucu müptelalarıyla mücadelede kendi iktidarları döneminde olduğu kadar yoğun bir mücadele verilmediğini vurgulayarak şu anda cezaevlerinde 50 binin üzerinde uyuşturucu mahkûmu olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Şimdi soruyorum, ekranları başında bizi izleyen milletime sesleniyorum; Allah aşkına bunlara kader mahkûmu diyebilir miyiz? Hepsi de bu işi gayet iyi bilen, hem içen hem satan hem de bu arada bu işin aracılığını yapan tipler. Bunlara mı kader mahkûmu diyeceğiz? Öbür tarafta can alan katillere mi kader mahkûmu diyeceğiz? Öbür tarafta hırsızlık, bütün bunları yapan, bunlara mı kader mahkûmu diyeceğiz? Cezaevinden çıkarıyorsunuz, bu defa fazla bir şekilde hırsızlık işlemini yapmaya devam ediyor, bunlara mı kader mahkûmu diyeceğiz? Zanilere, bunlara mı kader mahkûmu diyeceğiz?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘emeklilikte yaşa takılanlar’ diye ifade edilen meselede de karşılarına ülkenin kaldıramayacağı bir yükün çıktığını belirterek şunları kaydetti: “Hiç şüphesiz bu konulardaki kararı meclisimiz ve milletvekillerimiz verecektir. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı olarak böylesine önemli konulardaki hissiyatımızı milletimizle paylaşmamızdan daha tabii bir şey olamaz. Bunun ötesinde, bizim kimseyi ne kurum, ne isim olarak hedef almamız söz konusu değildir. Sosyal medyadaki kimi açılamaların yanlış anlaşılmalardan kaynaklandığını düşünüyor ve üzüntüyle karşılıyorum.”

DANIŞTAY’IN ÖĞRENCİ ANDI KARARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Danıştay’ın öğrenci andı kararına ilişkin tartışmalara da değindi. 2013 yılında bu meseleyi çözdüklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Danıştay’ın ilgili dairesi, birikimine ve yetkinliğine inandığımız hukukçularımızın ifade ettiği gibi yetki aşımı yaparak maalesef bu konudaki düzenlemeyi iptal etmiştir. Türkiye’yi geldiği yer itibarıyla kesinlikle hak etmediği bir tartışmanın içine sürükleyen bu karar, birtakım eski hastalıkların hâlâ bünyemizde yaşadığını gösteriyor” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İkinci Dünya Savaşı öncesinin ikliminde tek parti CHP’si döneminde başlatılan bir uygulamayı bugünün demokratik, özgürlükçü, aydınlık Türkiye’sinde hâlâ sürdürmeye çalışmanın yanlışlığına işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Andın ilk hâlini Türk Ocakları’nı kapatmasıyla, üniversiteleri perişan etmesiyle bilinen tıp doktoru Reşit Galip yazmıştır. İnsanları kafataslarına göre sınıflandıran çalışmaları destekleyen bu kişi, aynı zamanda Türkçe ezan zulmünün de mimarıdır. Daha sonra bu and metni değiştirile değiştirile kullanılmıştır. Bize göre, milletimizin en büyük, en etkili andı İstiklal Marşımızdır, İstiklal Marşımız dışında bir and tanımıyoruz, tanımayacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tür tartışmaların, günlük siyasetin ötesinde Türkiye’nin demokrasi, istiklal, hak ve hukuk mücadelesi sürecinde sembolik anlamı olan hususlar olduğunu belirterek, “Türküm ben Türküm, ama şunu söyleyeyim: Ben Türkçü değilim, Türküm. O başka bir şey, o başka bir şey. Irkçılık bizim dinimizde yasaklanmıştır, yok. Her etnik unsur kendi etnik unsuruyla iftihar edebilir, Türk de eder, Kürt de eder, Laz’ı da eder, Çerkez’i de eder, Roman’ı da eder” şeklinde konuştu.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 81 milyon vatandaşın tamamının ortak devleti olduğunu, sembolik unsurların da herkesi kucaklaması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ İşte bizim Rabia’mız tam da bu anlayışın ifadesidir” dedi. Kendilerinin ortaya koyduğu bu fotoğrafta tek tipçi rejim özentisi bir metnin çocuklara her sabah okutulmasının yeri olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hele hele meselenin konuyu hukuki boyutuyla değerlendiren Anayasa Komisyonu Başkanımızın kökeni ve meşrebi üzerinden gerçekten incitici ve ayrımcı bir tarza indirgenmesinin kime ne faydası vardır? Bir taraftan ben kökeniyle uğraşmam diyeceksin, ben ayrımcı değilim diyeceksin, ama Anayasa Komisyonu Başkanımız benim şu anda milletvekilim ve yıllarca bu ülkede bakanlık yapmış olan arkadaşımıza, bakanımıza bu şekilde bir taraftan hakaret, bir taraftan tehdit savuracaksın. Kusura bakma, benim bakanım da hüdayi-nabit birisi değil. Onun da arkasında tamamıyla bizler varız, bizler varız. Hiçbir arkadaşımızın işini yaptığı için istiskaline, hakarete uğramasına, tehdit edilmesine göz yumamayız” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’Yİ GELECEĞİN DÜNYASINA HAZIRLAYACAK TEKNOLOJİLERLE BULUŞTURMANIN GAYRETİ İÇİNDEYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin ne Türk’le ne Türklükle ne de söz konusu metindeki ifadelerle bir sıkıntıları olmadığını belirterek gün içinde Millî Eğitim Bakanlığı’nın 2023 Eğitim Vizyonu Tanıtım Toplantısına katılarak çocuklara nasıl doğru olmaları, çalışkan olmaları, küçüklerini korumaları, büyüklerini saymaları, ülkelerini sevmeleri gerektiğini öğretmenin esaslarını ortaya koyacaklarını belirtti.

Türk milletinin sınırları içindeki ve dışındaki mirasına gerçek anlamda kendilerinin sahip çıktığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Balkanlar’dan Orta Asya’ya kadar her yerde ecdat yadigârı eserleri ayağa kaldırarak tarihe kazandırdıklarını söyledi. Meselenin ne Türk kavramı ne de metinde ifade edilen tavsiyeler olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Buradaki sorun, metnin zihniyetidir. Ruhuna işlemiş çarpık ve inkârcı yaklaşımdır. Biz Türkiye’yi geleceğin dünyasına hazırlayacak teknolojilerle buluşturmanın gayreti içindeyiz. Buna karşılık ülkemizi bu köhne metin üzerinden İkinci Dünya Savaşı öncesi iklimine döndürme heveslerine destek vermek asla vatan ve millet sevgisiyle izah edilemez” şeklinde konuştu.

“MİLLETİMİZİN BİZE EMANETİ OLAN CUMHUR İTTİFAKI’NI GÜNLÜK SİYASİ TARTIŞMALARIN ÜZERİNDE TUTMAK İSTEDİK”

Konuşmasında “Ülkeyi ve milleti sevmek, çocuklarımızı buna uygun bilgiyle, beceriyle, donatmakla olur” ifadelerine yer veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Biz 2023’ün, 2053’ün, 2071’in Türkiye’sini birlikte inşa etmek üzere ittifak kurduk. Elbette herkesin siyasi tercihlerine saygı duyarız, ama meselenin büyük ve güçlü Türkiye hedefimize zarar verecek boyuta ulaşmasına da gönlümüz razı gelmez. Bunun için artık bu tür meselelerdeki görüş farklılıklarımızın Cumhur İttifakı’na gölge düşürmesine fırsat vermemeliyiz. Çünkü biz Cumhur İttifakını ülkemizin son yıllardaki en önemli kazanımlarından biri olarak görüyor ve geleceğe taşımak istiyoruz. Biz bu ittifakın ruhuna zarar verecek hiçbir işin içinde olmadık, olmayız. Milletimizin bize emaneti olan Cumhur İttifakı’nı günlük siyasi tartışmaların üzerinde tutmak istedik. Gördük ki Milliyetçi Hareket Partisi kendisi için çok farklı bir tercih yaptı, saygı duyarız. Söyleyeceğimiz tek şey; yerel seçimlerde mademki biz yolumuza diyorlar, biz de herkes kendi yoluna deriz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmanın ardından basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazetecilerin “Cumhur İttifakı bitti mi?” sorusu üzerine şunları kaydetti: “Cumhur İttifakı noktasında bizim bir sıkıntımız var mı? Yok. Dolayısıyla MHP yerel seçimlerde kendi adaylarıyla devam edecek biz de aynı şekilde kendi adaylarımızla yerel seçimlerde meydanlarda olacağız. Ama biz Cumhur İttifakı’nın devamından yanayız. Cumhur İttifakı’na herhangi bir leke gelsin asla istemeyiz. Çünkü Cumhurun İttifakı demek milletimizin aynı değerlere inanan ittifakı demektir.”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yakın zamanda bir görüşmesinin olup olmayacağı sorusuna yönelik olarak da Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda gündemde olmadığını, ancak görüşmenin olmaması için bir sebebin bulunmadığı açıklamasını yaptı.